Emir Hasan el-Mekzun es-Sincari’nin Etnik Kökeni ve Tarihsel Önemi (Mehmet Güzel)
Suriye Alevileri, tarihsel olarak bölgedeki siyasal kırılmalar, mezhepsel baskılar ve zorunlu göç hareketlerinin etkisi altında şekillenmiş bir topluluktur. 11. yüzyılın sonlarından itibaren Halep, Antakya ve Sincar arasındaki geniş coğrafyada yaşayan Alevi toplulukları hem Abbasi sonrası siyasal yapılar hem de bölgesel emirlikler tarafından dönemsel baskılarla karşı karşıya kalmışlardır.(1) Bu süreçte topluluğun dağınık yapısını bir araya getiren ve Suriye Aleviliğinin demografik geleceğini belirleyen en kritik figürlerden biri Emir Hasan el-Mekzun es-Sincari’dir.

Mekzun’un Etnik Kökeni: Sincar ve Arap Alevi Geleneği
Arap Alevi kimliğinin tarihsel bağlamı
Modern literatürün önemli bir kısmı Mekzun’un Sincar bölgesindeki Arap Alevi kabilelerinden geldiğini belirtmektedir. Yaron Friedman, bölgede 10.–13. yüzyıllar arasında Alevi kabile örgütlenmesinin ağırlıklı olarak Arap aşiret geleneklerine dayandığını; özellikle Sincar ve Musul hattının Alevi topluluklar için önemli bir merkez olduğunu vurgular.(2) Stefan Winter da Mekzun’un soy çizgisinin Arap kabile geleneğine oturduğunu ve bu unsurun 13. yüzyıldaki askeri hareketliliğini anlamada belirleyici olduğunu belirtir.(3)
El-Tavil’in değerlendirmesi
Muhammed Emin Galip el-Tavil’in klasik niteliğindeki Alevilerin Tarihi adlı eseri, Emir Mekzun’un kökeni hakkında önemli doğrulayıcı bilgiler sunar. El-Tavil, Mekzun’un “Arap Alevi kabilelerinin önde gelen emirlerinden biri” olduğunu belirtir ve onun soyunun Sincar’da yaşayan Arap-Alevi topluluklarına dayandığını açıkça ifade eder.(4) Bu bilgi, modern araştırmacıların görüşleriyle tutarlı bir biçimde Mekzun’un etnik kimliğinin Arap Alevi temelli olduğunu doğrular.
Sözlü gelenek ve modern yerel kaynaklar
Beyt-Nahreyn gibi çağdaş Arap Alevi kaynakları, Mekzun’un “Sincarlı Arap emir” kimliğini güçlü biçimde vurgular. Haddadiyye ve Matawira gibi Alevi kabilelerinin kökenlerine ilişkin modern çalışmalar, bu toplulukların tarihsel hafızasında Mekzun’un Arap kimliğinin merkezi bir unsur olarak yer aldığını göstermektedir.(5)
Bu veriler bir arada değerlendirildiğinde, Mekzun’un Sincar merkezli, Arap kökenli bir Alevi aşiretin mensubu olduğu yönünde bilimsel bir mutabakat oluştuğu görülmektedir.

Mekzun’un 13. Yüzyıl Alevi Tarihindeki Rolü
Alevilerin dağlık sahil bölgelerine yerleşimi
13. yüzyıl, Alevi tarihinin en kırılgan dönemlerinden biridir. Haçlı kontluklarının yıkılışı, Moğol istilalarının bölgesel etkileri ve yerel beylerin baskıları, Alevi topluluklarının coğrafi ve siyasal açıdan savunmasız hâle gelmesine yol açmıştır. Mekzun’un askeri liderliği, bu dağınık ve tehdit altındaki toplulukların Nusayri Dağları’na yerleşmesini sağlayan kritik bir müdahale olarak değerlendirilir.(6)
Bu süreç sonucunda: Aleviler savunulabilir bir coğrafi alana yerleşmiş, topluluklar arası iletişim güçlenmiş, dini ritüeller ve toplumsal kurumlar yeniden canlandırılmıştır.
Bugünkü Suriye Aleviliğinin mekânsal temelleri, büyük ölçüde bu dönemden itibaren şekillenmiştir.
Askeri ve siyasal liderlik
Mekzun yalnızca bir savaş komutanı değil; aynı zamanda Alevi toplumsal yapısını yeniden kuran bir siyasal aktördür. Onun önderliğinde gerçekleşen savunma seferleri, Alevi topluluklarına hem güvenlik hem de kurumsal örgütlenme kabiliyeti kazandırmıştır. Paul Nwyia, Mekzun’un askeri başarılarının Alevi inanç pratiklerinin yaygınlaşmasına da katkı sunduğunu belirtir.(7) Bu faaliyetler, Alevi topluluklarının siyasal aktörler olarak bölgesel varlıklarını sürdürebilmelerini sağlamıştır.
İnançsal ve kültürel liderlik
Alevi sözlü geleneğinde Mekzun, yalnızca bir savunma önderi değil, aynı zamanda inancın taşıyıcısı olarak anılır. Şiirleri, hikmetli sözleri ve topluluk birliğini pekiştiren uygulamaları, Alevi inanç hafızasında derin izler bırakmıştır. El-Tavil de Mekzun’un Alevi inanç sistemine yönelik içsel düzenlemeler yaptığını, öğretinin korunmasına önem verdiğini ifade eder.(8)
Alevi Kimliğinin Kurucu Unsurlarından Biri Olarak Mekzun
Mekzun’un tarihsel etkisi üç ana başlık altında özetlenebilir:
1- Coğrafi kuruculuk:
Suriye Alevilerinin bugün yoğun olarak yaşadığı sahil dağlık bölgeleri, Mekzun’un ve onun öncesinde babası Emir Yusuf’un stratejik yerleşim politikalarının bir sonucudur.
2- Toplumsal-siyasal kurumsallaşma:
Alevi topluluklarını bir araya getirerek ortak savunma, ekonomik örgütlenme ve kültürel birlik oluşturmuştur.
3- Kimlik inşası ve kolektif hafıza:
Alevi geleneklerinde Mekzun, “kurtarıcı” ve “kurucu emir” olarak merkezi bir rol üstlenir.
Bu yönleriyle Mekzun, yalnızca bir askeri önder değil; Alevi kimliğinin sürekliliğini sağlayan kurucu aktördür.

Sonuç
Tarihsel, antropolojik ve sözlü gelenek verileri birlikte değerlendirildiğinde Emir Hasan el-Mekzun es-Sincari’nin Sincarlı Arap kökenli bir Alevi lideri olduğu açıkça görülmektedir. Kaldı ki onun Aleviler açısından önemi etnik kökeni ile ilgili değildir. Onun 13. yüzyılda gerçekleştirdiği askeri, toplumsal ve inançsal faaliyetler, Alevi topluluklarının hem mekânsal hem kurumsal temellerini oluşturarak bugünkü Alevi kimliğinin varlık koşullarını yaratmıştır.
Bu nedenle Mekzun es-Sincari, Alevi tarihinin yalnızca bir askeri kahramanı değil; Alevi toplumsal hafızası ve kimlik inşasının en önemli kurucu figürlerinden biridir.
Dolayısıyla Mekzûn, hem tarihî bir şahsiyet hem de Alevi toplulukları için simgesel bir varlık olarak önemini korumakta ve bu önemi çağlar boyunca korumaya devam edeceği açıktır. Mekzun’un bu simgesel değeri, günümüzde Alevilerin askeri ve siyasi toparlanma ve örgütlenmelerine örnek oluşturabilir. Özellikle Suriye’nin yeniden şekillendirilmekte olduğu günümüz koşullarında Alevilerin kendi varlıklarını koruma ve güven içerisinde yaşamalarının temel koşulu olarak kendi iradelerini federatif bir yönetim içerisinde yansıtabilecekleri bir örgütlenme yaratma zorunluluğu içerisindedirler. Bu tarihsel koşulların dayattığı zorunluluk içerisinde Emir Hasan el Mekzun es Sincari örnek alınabilir ve buradan yola çıkarak Aleviler kendi kaderlerini eline alabilir.

Bibliyografya
1- Beyt-Nahreyn. “Güney Cuma Can – Arap Alevilerin Tarihteki Seyrüseferi.”
2- El-Tavil, Muhammed Emin Galip. Alevilerin Tarihi. Çev. Mehmet Yolcu. İstanbul: Ataç Yayınları, 2005.
3- Friedman, Yaron. The Nuṣayrī-ʿAlawīs: An Introduction to the Religion, History and Identity of the Leading Minority in Syria. Leiden: Brill, 2010.
4- Kış, Mehmet. “Al-Makzun el-Sincari ve Alevi Topluluğu.” Türk Kültürü ve Hacı Bayram Veli Araştırmaları Dergisi, 2016.
5- Nwyia, Paul. “Makzūn al-Sinjārī, poète mystique alaouite.” Studia Islamica 40 (1974): 87–113.
6- Ural Mihrac. Özgür Politika. “Aleviler Mekzun es-Sincari’yi Bekliyor.” 2025.
7- Winter, Stefan. A History of the ‘Alawis: From Medieval Aleppo to the Turkish Republic. Princeton: Princeton University Press, 2016.
8- Atak Dergisi. Mehmet Güzel. “Emir el-Mekzun Hasan es-Sincari ve Suriye Alevileri.” 2025.
9- HBV Üniversitesi Alevilik Araştırmaları Arşivi. “Alevi Kabileleri ve Tarihsel Kökenler.”
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
