"Ülke" Kategorisi
Henüz Her Şey Bitmiş Değil! (Fikri Günay)
"Türkiye'de muhalefet, anayasa tartışmaları ve demokrasi mücadelesi üzerine bir değerlendirme"
İŞ İŞTEN GEÇMEDEN (Muhammed Aybars Akdoğan)
Unutulmamalıdır ki, geçmişte Kılıçdaroğlu’nun yanlışlarını dile getirenler; Adalet Yürüyüşü, TÜİK ya da SADAT ‘baskınları’ gibi göz boyayıcı eylemler öne sürülerek bastırılmaya çalışılıyordu. Bu paravan eylemler, yapısal yanlışlara karşı çıkanları susturmanın ve sorgulayan akılları _"Muhalefete zarar veriyorsunuz."_ algısıyla sindirmenin konforlu birer aparatı haline getirilmişti.
TARTIŞILAN CHP Mİ, İKTİDARIN İÇİNDEN ÇIKAMADIĞI KRİZ Mİ? (Fikri Günay)
Suriye Kürtlerinin kendilerince doğru olan Rojava yapılanması, bugünkü iktidarda olan Colani (Ahmet-i el Şara) çetesinin bir uzantısı olan IŞİD saldırısını durdurunca, Tek Adam iyice bunalıma girip, o günlerde göstermelik olarak bozuk olan -sürekli bozuk olamaz- ABD ile arasını düzeltmeye başlayıp, bugünlere değin gelmiştir. Zira kurulduğundan beri ABD’de de iktidara ya demokratlar ya da milliyetçiler gelmektedir. Dört yılda yapılan seçimlere, komünist parti dâhil elliye yakın parti katılmasına karşın, sanki iki partili bir rejim var gibidir. Adnan Menderes’in 10 yıllık iktidarını 1960 darbesiyle önleyebilen “derin” devlet, küçük Amerika hayalini; 5 kere ünlü şapkasını giyip çıkaran Süleyman Demirel sürdürdü ama Tek Adam, dünya emperyalist bunalımının Ortadoğu’ya sıkışmasının etkisiyle, TCD'nin ‘beka’ sorununu yeni ayak oyunları ile çözerse, gerçekleştirebilir!
BAY CHP! (Meral Dersim)
CHP, bu işin içinden çıkamaz. Çünkü karşısında yalnızca bir hükümet değil, bir iktidar vardır. Üstelik iktidar olmanın sınırlarıyla değil, iktidarda kalmanın katı kurallarıyla hareket eden bir iktidar. Seçim biter bitmez bir sonraki seçimin hazırlığına başlayan, mahkemelerle, yasalarla ve devletin imkânlarıyla siyaset kuran bir iktidar.
Sırrı Süreyya Önder'in anısına saygıyla… Gezi direnişinin öğrettikleri (Celalettin Can)
"Mahkeme kararını bekleme tutumu" hükümet için geri adım olmakla beraber, ona tepkisel reaksiyonları sorgulama zamanı da kazandırıyordu. Bize de ciddi bir hareket sahası sağlamaya aday olan bu tutum, Taksim Dayanışması bünyesindeki kurumsal yapıların çoğunluğunun hemfikir olduğu, barikatın kaldırılması, sembolik çadırlar kurma vs. gibi ortamın yeniden düzenlenmesi tutumu; gerilimi aşağı çekme, taleplerimizin bütünüyle karşılanması politikamızın canlı tutulması açısından gerçekçi ve anlaşılır bir politikaydı.
Devlet Bahçeli, Cumhur İttifakı’nın Sözcüsü mü? (Fikri Günay)
Son birkaç gündür ortaya çıkan muhalefet tablosunda; CHP’nin etrafında fiili olarak konumlanan, radikal sol olarak bilinen Türkiye solu ile milliyetçi sağ ve muhafazakâr sağ partiler görünürde yer almaktadır. Ancak bunların belirleyici bir güç olması mümkün görünmediği gibi, özellikle sağdan gelecek desteğe güvenmek de gerçekçi değildir.
