"Ortadoğu" Kategorisi
SURİYE CUMHURBAŞKANI MAZLUM ABDİ OLMALIDIR (Mihrac Ural)
“Suriye, zalim bir gericilik tarafından toplumlar arası kıyımı esas alarak yönetilemeyecektir. Bizlere gerekli olan; barışı koruyacak, toplumlar arası dengeleri anlamış tecrübeli bir lider ve sistemdir. Mazlum Abdi,siyasi-askeri lider olarak gördüğüm, tanığım en önemli şahsiyetlerdendir. Uzun yıllara dayalı tecrübesiyle, sürekli zafer kazanan bir lider olarak, Suriye’nin bu zor koşullarında Cumhurbaşkanlığı görevini alması gerekir.”
HEPİMİZ DÜRZİYİZ (Mihrac Ural)
“Dürziler her yerde ayağa kalkmış, haklı taleplerini dile getirmektedir. İsrail’de, Lübnan’da, Suriye’nin her bir köşesinde ayağa kalmış olan Dürziler haklı davalarının arkasındalar. Dürzilerin istediği, anayasal haklar ve demokratik toplum düzeni Alevilerin de Kürtlerin de temel talebidir. (…) Bugün dün gibi hepimiz Dürziyiz, hepimiz Dürzilerin durduğu yerde en temel haklarımız için direneceğiz.”
ROJAVA YIKILMAYACAK (Mihrac Ural)
“Bölgede çıkarları gereği bulunan ve burayı çıkarlarına göre dizayn etmeye çalışan ABD ve diğer güçlerin, çıkarları ile uyuşan kesimlere yardımlarını anlamak mümkündür. Ama bunların asıl olarak emperyalist algıları olduğunu ve bölgede bulunmalarının asıl nedenin bu emperyalist hedefler olduğunu biliyoruz; kendi çıkarlarına uygun olmayan bir durum olduğunda, ilişki halinde oldukları gücü terk ederek tasfiye etmeye çalışacaklardır.”
SİLAHLAR YAKILINCA (Mihrac Ural)
“Silahlar yakıldı, Kürtler verdiği sözde durdu. (…)Devlet ise her zaman yalan söyledi, hiçbir adım atmadı. Kürtler, liderlerinin davranışına karşılık verdiler. Ama devlet, tutarlı bir tek davranış göstermedi; hep yalan, hep aldatma, hep ertelemeyle işi yürüttü. Kürtler daha ne zamana kadar bu aldatmacaya onay verecekler? Fiyasko olması halinde bunun tek sorumlusu Devlet olacaktır.”
MAHİR EL ŞARA SURİYE DERİN DEVLETİNİN BAŞI (Mihrac Ural)
Mahir el Şara, şu an Suriye denilen yıkıntının başında her türden olayın baş mimarı konumundadır. Bütün resmî dış ilişkiler, tüm ülkelerle olan en yakın temas, hepsinden önemlisi de ABD ve İsrail ilişkilerinin mimarı ve yürütücüsü olarak etkinliğini gösteriyor. (…)Suriye asla bu aşağılık eğilimleri sonuna kadar taşıyamayacaktır. Sahil bölgesinin silahlanması ve ayrı varlık olgusunu dayatması yakındır.”
