"Ülke" Kategorisi
Çözüm barışta (Celalettin Can)
“Türkiye’nin yıllardır süren çatışma ortamı, ölümler, zorunlu göç, yoksulluk ve toplumsal ayrışma yaratmıştır. Sorunların silahla değil, demokrasi, eşit yurttaşlık, adalet ve siyaset yoluyla çözülmesi gerekmektedir. Barış; Türkü, Kürdü ve tüm halklarıyla toplumun yeniden kardeşleşmesi, insan haklarının güvence altına alınması ve özgür, eşit, adil bir geleceğin birlikte kurulmasıdır.”
SOL SÖYLEMİN ARDINDA BÜROKRATİK MERKEZİYETÇİLİK (Ahmet Daşkapan)
“Parti içinde demokrasi kuramayan bir yapı Türkiye’ye demokrasi vaat edemez. Kendi tüzüğünü uygulamayan, üyelerinin eleştirilerine cevap vermeyen, savunma hakkını tanımayan ve eleştirel üyeleri dışlayan bir anlayış, demokratik merkeziyetçiliği bürokratik merkeziyetçiliğe dönüştürür. Gerçek sosyalist örgüt, işçilerin ve emekçilerin karar veren, yöneten ve denetleyen gerçek siyasal özneler olduğu bir mücadele aracıdır.”
EZBERLERİ BOZMAK DAĞI DELMEKTEN ZORDUR (Mehmet Güzel)
Yazar: Mehmet Güzel
Bir Cenaze Töreninin Düşündürdükleri (Yıldız Aydın)
“Ateist olmak kiliseye düşman olmak anlamına gelmez. Nedense birdenbire keskin ‘Komünist’, ”Marksist-Leninist “olmuşlardı. Sadece taraftar veya sempatizan konumunda olanlar değil, 30-40 yıllık mücadele deneyimi olanlar tepkili tutumlarını hararetle savundular. Sanki 18’ in genç devrimciler gibi “Sol Çocukluk Hastalığı”nın yan etkileriyle davrandılar. Garbis’i anlamak yerine, onu kendi kalıplarına sokmaya çalıştılar.”
YENİ PARTİ GERÇEKTEN DE YENİ Mİ? NE YAPMALI? (Fikri Günay)
“Yeni bir toplumsal hareketin doğuşudur söz konusu olan. Ancak şimdi asıl mesele, CHP’den kopan Özgür Özel hareketinin ‘Yeni Parti’ adıyla ortaya koyduğu oluşumdur. ‘Yeni’ ismi dilde yapışkan bir metafor olsa da asıl soru geçmişin bagajıyla yüzleşip yüzleşemeyeceğidir. Zira CHP’nin emek, Kürt, Alevi ve inanç sorunlarındaki tarihsel yükü ağırdır.”
Son sahici kuşak… (Celalettin Can)
“Bizim kuşağımız okumaya, araştırmaya, dünyada olup bitenleri anlamaya, var olan haksızlıkları, baskı ve sömürü düzenini tahlil etmeye ve bilince çıkarmaya çalışan, köhnemiş düzeni kabullenmeyen, isyan eden bir kuşaktı. Öyle güçlü örgütlenmelere, iç ve dış desteklere de sahip değildi. Olanakları çok kısıtlıydı. Günlük yaşamı bile zor idame ederdi. Ama hiçbirinin yeme içme ve yarınlar kaygısı yoktu.”
