Şükriye Ercan
28 Haziran 2025, 19:39 | Ülke
Aşure Kaynarken Düşünmek: 12 İmam, Kerbela ve 2 Temmuz (Şükriye Ercan)
Bir Muharrem ayı daha geldi. Biz Aleviler için bu ay takvimdeki sayfalardan ibaret değildir. Bu ay, bir yas ayıdır. Hafızadır. Ağıttır. Direniştir.
Yine Yas-ı Matem oruçlarımız başladı. Öncelikle niyet eden tüm canların orucu Hakk katında kabul olsun.
Açık konuşayım: Bu süreçte beni en çok etkileyen şeylerden biri, çocukluğumdan beri gönlümde ayrı yeri olan aşuredir. Evet, halk arasında “Aşure” diye tatlı bir gelenek olarak bilinir ama aslı Aşuradır. Tatlı değildir; o tencere, tarihle, acıyla, yasla ve umutla kaynar.
Ama bu yıl Muharrem’in bir başka anlamı daha var.
2 Temmuz, yani Sivas Katliamı’nın yıl dönümü, bu kez Muharrem oruçlarının tam ortasına denk geliyor.
Ve bu rastlantı ; bir çağrışım, bir çığlıktır.
Muharrem: Direnişin, Yasın ve Belleğin Ayı
Bütün dinlerde oruç var. Arınma, bekleyiş, ibadet ya da direniş olarak…
Aşura, Arapçada “onuncu gün” anlamına gelir. Hz. Muhammed, Medine’ye hicret ettiğinde Yahudilerin bu günde oruç tuttuğunu görmüş. Hz. Musa’nın Firavun’dan kurtuluşunu anmak içindi bu. Peygamber de buna saygı göstererek oruç tutmuştu.
Yani Aşura, İslam’ın kendi içinden değil; daha kadim bir hafızadan süzülüp gelen bir semboldür.

Aleviler Neden 12 Gün Oruç Tutar?
Alevi toplumu, bu günü Kerbela ile özdeşleştirir. Yani Hz. Hüseyin’in ve yoldaşlarının Yezid’in ordusu tarafından Kerbela’da susuz bırakılıp katledildiği büyük acı…
Biz, bu acıya 12 gün boyunca ortak oluruz. Su içmeyenlerimiz, düğün dernek kurmayanlarımız olur. Oruç tutarız, ağıt tutarız.
Ama şunu da sormadan geçemeyiz:
Kerbela’da sadece İmam Hüseyin ve oğlu Zeynel Abidin vardı.
12 imamdan diğerleri ya daha önce vefat etmişti, ya da henüz doğmamıştı.
O halde neden 12 imam orucu?
Alevilik ve Şiilik Aynı Değil
Bu noktada Alevilik ile Şiilik ayrımını doğru yapmak gerekir.
Şiilik, İmamların siyasi liderliğini temel alan, fıkhi temellere oturan bir mezheptir. İmamlar kutsaldır çünkü dini yorum sadece onlara aittir.
Alevilik ise başka bir yoldur. Yol erkan üzerinedir. Cem’le, rızalıkla, görgüyle, musahiplikle yaşanır. Alevilik, bir toplumsal etik sistemdir; bir hukuk, bir ahlak, bir yaşam biçimidir.
Ancak tarih boyunca Safevi etkisiyle, Alevilik’in içine 12 İmam kültü girmiştir. Bugün bizim oruçlarımızın “12 İmam” adıyla anılması, bu tarihsel sürecin bir sonucudur. Elbette bu kötü bir şey değildir. Ama özgünlüğü unutmak, kimliğin silikleşmesidir.

Ve Bu Yıl: 2 Temmuz, Bir Kere Daha Kerbela
Bu yılın Muharrem ayı, bir başka Kerbela’yla çakışıyor.
2 Temmuz 1993’te, Sivas’ta yakılarak katledilen 33 can, bizim çağdaş Kerbela’mızdır.
Madımak Oteli’nde yakılanlar, Yezid’in zulmünü sadece tarihten okumadığımızı, onun bugün de kıyafet değiştirip karşımıza çıkabildiğini gösterdi.
Tıpkı Hüseyin gibi susuz, çaresiz, kuşatılmıştılar.
Tıpkı Kerbela gibi “seyredenler” vardı.
Tıpkı Kerbela gibi, adalet hâlâ gelmedi.
Bu yüzden bu yıl tuttuğumuz oruç, sadece Kerbela’nın değil, Sivas’ın da yasını tutuyor.
Alevi toplumu için Muharrem artık sadece Hicri değil, miladi bir hafızadır da.
Oruçlarımız hem geçmişe hem bugüne tutulan bir direniştir.
Aşure: Tatlı Değil, Hafıza
Aşure, 12 günün sonunda pişer. Her evden bir katkı gelir.
Ama o sadece bir “tatlı” değildir. Aşure, halkların bir araya gelişidir. Her malzeme başka bir acının, başka bir rengin, başka bir direnişin temsilidir.
İçine karışan her şey, unutmamak için bir niyettir.
Ama bu hafızayı sadece pişirip yiyerek değil, sorgulayarak, hatırlayarak, sahip çıkarak sürdürebiliriz.
Sonuç Olarak:
Evet, oruçlarımız başladı.
Ama bu yıl, oruçlarımız bir değil, iki yas taşıyor.
Biri Kerbela’dan, biri Sivas’tan.
Biri Hicri takvimden, diğeri bu topraklardan.
Ama ikisi de aynı çığlıkla sesleniyor:
Zalimin adı değişir, ama mazlumun adalete ihtiyacı değişmez.
Alevilik, bu adaletsizlikleri unutmamak, unutturmamak ve her çağın Yezidine karşı Hüseyince durmaktır.
Ve belki de en büyük oruç, unutmama orucudur.
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Yazarın Diğer Yazıları
- Kürt Sorununda CHP’nin Dağılan Samimiyet Söylemi (Şükriye Ercan)
- HUKUK VE ŞİDDET ÜZERİNE SESLİ DÜŞÜNCELER (Şükriye Ercan)
- Hesap Verilmeyen Hafıza: Maraş’tan Sivas’a, Failler Ölse de Suç Yaşıyor (Şükriye Ercan)
- Meşruiyetin Gölgesinde: Hileli Seçimlerden Çıkar Gerçekliğine ve Kürtlerin Geleceğine Dair (Şükriye Ercan)
- SEMBOLİK ŞİDDET: ŞİDDETİN EN USTACA HALİ (Şükriye Ercan)
