Mehmet Güzel
Atak Dergisi Genel Yayın Yönetmeni
Yazarın Tüm İçerikleri
ROJAVA ULUSAL KONFERANSINA DAİR (Mehmet Güzel)
“Kürt halkının atmış olduğu bu adım hem Kürt halkı açısından hem de Suriye geneli açısından önemli bir atılımı ifade etmektedir. Öznel olarak ileri bir demokratik atılımın potansiyelini barındıran bu aşamanın önündeki en önemli paradoks, bölgenin hakim muktedir ülkelerinin egemenliğidir. Bu ülkeler, Kürt halkının özgür iradesiyle hareket etmesinin önünde engeldirler.”
DÜNÜ VE BUGÜNÜ İLE SURİYE’DE ALEVİ KATLİAMLARI (Mehmet Güzel)
Suriye’nin Toplumsal Yapısı ve Aleviler Suriye’de Aleviler nüfusun yaklaşık olarak %13’ünü oluşturuyor (1) ve Sünni Müslüman toplumumdan sonra gelen en …
ALEVİ KATLİAMLARI (Mehmet Güzel)
15 Mart 2025 tarihinde İsveç’in ikinci en büyük kenti olan Göteborg’da Eğitim ve Dayanışma Hareketi Derneği’nin organize ettiği “Ortadoğu’da Neler Oluyor” konulu panelde ATAK DERGİSİ adına panelist Mehmet Güzel, “Suriye’de Alevi Katliamları” konusunda katliam görüntülerinden oluşan slayt eşliğinde İsveççe bir sunum yaptı. Konuşmanın Türkçesi aşağıdadır.
DARBEYE KARŞI TOPYEKÛN MÜCADELE (Mehmet Güzel)
“Devrimciler olarak sorumluluğumuz; zalime karşı mazlum olan kim varsa yan yana gelerek mücadeleyi geliştirmektir. Şimdi burjuva muhalefeti, Kürt hareketi ve devrimci muhalefet bir bütün olarak yeni bir Gezi ruhu ve bir halk isyanıyla bu zulme karşı durmak, bu diktatörlüğü alaşağı etmek zorunludur. Bu olmazsa herkes siyasal giyotine başını uzatmış olacaktır.”
SURİYE’DE NELER OLUYOR? (Mehmet Güzel)
“Alevi halkı, örgütlenme ve organizasyon eksikliğini gidererek var olma ve kendini savunma pozisyonuna geçeceğini, bu iradeye ve potansiyele sahip olduğunu göstermiştir. Bu halk, kendi katilleri olan Türkiye, ABD, İsrail vb. himayesinin kendisine fayda sağlayamayacağını, kendi öz örgütlenmesi ve gücü ile kendini koruyabileceğini, kendi gücüne dayanmadan hiç kimsenin onu kurtarmayacağını görmüştür.”
ÖCALAN’IN ÇAĞRISI: OLMAYACAK DUAYA ÂMİN! (Mehmet Güzel)
“Atılacak olan adım, ülkemizin ve halklarımızın geleceğini de ipotek altına alan bir adımdır. (…) 2010 referandumundaki ‘Boykot’ tavrı ile nasıl Erdoğan kurtarılıp diktatörlük yolu açıldıysa şimdi de Siyasal İslam ve özgün şeriat diktatörlüğünün kurumsallaşma yolunun açılma ihtimali ortaya çıkıyor. (…) Bu iyi niyetlerle döşenen yolun cennete değil cehenneme çıkacağını söyleme sorumluluğu altındayız.”
